Kararsız...Karşıdan gelecek
hamleye göre şekillenecek, sis perdesinden belirecek tepkiler, bir ihtimaller
denizi. Santranç oynamak gibi bir hamle onlarca farklı karşı hamle doğurabilir.
Ortaya çıkacak tepkiler sonsuz ve olabildiğine belirgin, tek renkli bir
çarşafın üzerinde serilmiş gibi gözlerinde. Bir felaketten tek sağ kurtulanın
derin mavi sularda çırpınışının gerginliği yüz hatlarında. Derin mavi
ihtimaller denizi... Karşı koymak, karaya ulaşma umudu kadar zayıf ve ek
seçenekler dahilinde.
Korku...tek engelindir,
umutlarının soykırımı. Sinir sistemine çakılmış çiviler kilitler hareketlerini.
Denizin suları çekilmeye başlar sonra, tek bir damla kalana kadar; kaçmak.
Kaçmaktır adı damlanın, hayatını devam ettirmek için içmen gereken ve
ulaşabileceğin son hayat kaynağı. Umursamazsın hiçbirşeyi, tek içgüdündür
hayatta kalmak. İnandığın ideoloji, sığındığın tanrı lügatından silinir. Onlardan
çok var, biri gider biri gelir. İnanacak birşey herzaman bulunur. Seni taraf
yapacak ideolojiler her zaman çıkar karşına. İki odacıklı evinin kapıları
yüzüne kapanırsa bir daha açılmaz.
Şehir düşer, kral ölür.
Milyonlarca eyaleti olan bedeninin en ücra hücrelerine kadar nüfuz eder. Bir
damla zehirden imparatorluklar kurulur. Panzehir de ne demek, lügatta o da yok!
Kul olursun, bir teba. Gemi batarken denize atılacaklar listesinde başı
çekersin yada ihtiyaç anında kırılacak cam. İçinde nefret tohumlarından
filizler ve meyveler toplarsın hasat zamanlarında. Geriye birşey kalmaz
yapacak. Kendi yaktığın ateşi kendin söndürürsün.
Göz göze geldiğin de ise yeller
eser alev alev yanan ocaklarında. Aklında kalan son damladan fırtınalar kopar,
seller basar tarlalarını. Bir hareket beklersin sana kalan tek hamleyi yapmak
için. Gizlemeye gerek kalmayacak kadar doğanın basit bir prensibi. Kelimelere
dönmek, ayyukta dillendirmek.
‘Korktukları sürece
nefret edip etmedikleri farketmez’
‘Korktukları sürece
nefret edip etmedikleri farketmez’
Caligula

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder